tr-TRen-US

15.12.2018 02:00

Damanın artık bir köşesi var

Siyah ve beyaz zemin yok, tahta yok, hiçbir zemine ihtiyaç yok. Sadece çizgilerle kendinize oynayacak alan elde edebiliyorsunuz. Türkler, o nedenle çok başarılı olmuş, Türk Daması diye namı yürümüş.

E tabii, çiz toprağa, otur oyna! Attan in, oyna! Eşsiz bir zihin sporu. Bugünden itibaren 12. sayfamızda köşe açtık kendilerine

Ahmet Bey’de bir heyecan, bin heyecan... Bugün Aydınlık’ta belki de basın tarihinde ilk kez “Dama köşesi” başlıyor. Her hafta Cumartesi günleri 14. sayfamızda yer alacak köşeyi Ahmet Murat Çelik hazırlayacak. Köşemizde neler mi olacak? Hemen söylemeyelim, önce biraz Ahmet Bey’le söyleşelim, dama tarihine kısa bir yolculuğa çıkalım. 37 yıllık dama oyuncusu, Türk Daması Federasyonu Yönetim Kurulu üyesi, merkez hakem kurulu başkanı ve dama eğitmeni Ahmet Murat Çelik anlatsın biz aktaralım...

DAMA OYUNU ANADOLU’DA DEMLENDİ

Nereden çıktı Türk daması? Orta Asya’dan mı?

Bilinen tarihi 2500 yıllık, ama 6 bin yıllık Mısır kazılarında dama var. Gerçi bunu çok sahiplenen var, Dragos (Draughts) da, Checkers da, satranç da sahipleniyor. Dragos ve Checkers, Avrupa ve Rus damaları olarak da bilinir, ikisi de çapraz oynanır. 8’e 8 tahtada, diğeri 10’a 10 tahtada oynanır. Bizim oynadığımız Türk damasında da 64 kare var, 8’e 8’dir. Biz yatay ve dikey oynarız, diğerlerinde taşlar çapraz hareket eder. Bizim oyunumuz burada farklılaşır. Oyunumuzun asıl demlenmesi, olgunlaşması, Anadolu topraklarında yatay ve dikey, düz oynanmaya başladığı zaman kıvamına geliyor. Siyah ve beyaz zemin kalmıyor, sadece çizgilerle kendinize oynayacak alan elde edebiliyorsunuz. Türkler, o nedenle çok başarılı. Dünya Dama Federasyonu’nun da (FMJD) kafası karışık. (Gülüyor) Türkler, at üzerinde ordan oraya sürüklenirken nasıl bu kadar geliştiler, derinliği bu kadar yüksek bir oyun oluşturabildiler ve bu kadar ilerletebildiler? İşin içinden çıkamadılar bir türlü. Bizim dama oyununun en temel özelliği şu: Hiçbir zemine ihtiyacı yok. Çiz toprağa, otur oyna! Attan in, oyna!

HİNDİSTAN’DAN ÇIKTI

Sonradan mı saraya girdi?

Sultan Abdülaziz döneminde saray damacıları vardı ve edipler, şairler, saray güreşçileri kadar itibar görürlerdi. O dönem, 12 altın lira gibi maaş alırlardı. Yani, Anadolu’da çok ilerledi ve Osmanlı döneminde saray oyunu oldu.

Çıktığı yer neresi?

Damanın geliş noktası Hindistan’dır. Oradan Pakistan, Afganistan, İran üzerinden Batı’ya doğru yayıldığını biliyoruz. Bize İran’dan geldiğini biliyoruz, ama o kadar yüksek bir profil kazanmış ki, bütün dünya bunu Türk daması olarak adlandırmaya başlamış.

Yazılı kayıt var mı?

Var tabii, Süleymaniye Kütüphanesi’ni çok karıştırdık, dama ile ilgili bir şey bulur muyuz diye... Ay Test Dergisinin sahibi Ayhan Okyar, damaya gönül vermiş biriydi. Osmanlıca’ya hakim biriydi, çok katkısı olmuştur. Eyüplü Ayhan diye bilinir, üstatlardandı.

HER HAFTA İKİ SORUYA HAZIR OLUN

Dama köşesinde neler var?

Aydınlık’taki köşede iki dama sorusu soracağız. Bunlar aynı zamanda aydinlik.com.tr’de de yayınlanacak. Ertesi gün bunların yanıtlarını alacağız. Her oyunla ilgili olarak oyunun öyküsünü anlatacağız. Oyunların öykülerini, iyi şampiyonları, yaptıkları olağanüstü oyunları tanıtacağız. Hem öğreteceğiz hem sevdireceğiz

Nedir bu gönül bağı dama ile? Ne hikmeti var dama oyununun?

Bugüne kadar çok damacı tanıdım, hiçbirinin de alzheimer olduğunu görmedim, imkan yok! Ömrü de uzatıyor, kötü alışkanlıklardan alıkoyuyor. Gereksiz adımlar atan kimseyi de görmedim. 37 yıldır dama ile hemhalim, hiç kavga görmedim. Küçük alınmalar, sürtüşmeler olur, ama birkaç saniyede söner. Saman alevi gibidir, kimse kimseye kin gütmez. Kimse haksızlığa uğradığını düşünmez. Kimse kimsenin hakkına riayet etmez. Damanın asıl mevzusu odur zaten, dostluklar üstüne kuruludur. Dünya üzerinde herhangi bir yerde bir damacı varsa, orayı kendi evimiz biliriz. Ben buradan Urfa’ya, Van’a, Siirt’e, İzmir’e, Aydın’a rahatlıkla giderim, orada damacılar beni ağırlar. Biz de onları ağırlamak için yarışırız.

Federasyonda işler ne durumda?

Yeni Federasyon Başkanımız Sn. M. Muzaffer Ceylan beyin en çok önem verdiği konu UNESCO’nun Somut Olmayan Dünya Kültür Mirasına girebilmek. Federasyonumuz, Muzaffer Ceylan, Necip Çelik ve Atila Zeybek’ten oluşan üç kişilik bir çalışma ekibi kuruldu ve bu ekibin en önemli konusu, damayı somut olmayan kültürel miras katagorisine eklemek.

El yazması dama stratejileri

Ahmet Murat Çelik, kayıtları anlatırken iki büyük dama ustasını, Mustafa Kemalettin Demirbaş, ve Baba Osman’ı saygı ve rahmetle andı ve biraz hüzün biraz da gururla çantasından el yazması defterler çıkarttı. Defterler, ustaların vasiyetine uyularak Ahmet Bey’e verilmiş dama oyunu stratejilerini anlatan kayıtlardı... Dedi ki, “Modern dönemin iki büyük dama emektarı da, dama ile ilgili bütün kayıt ve belgelerini vasiyetle bana bıraktılar. Ben de gönüllü olarak bunları dijital platforma aktarıp yaymaya giriştim, görev edindim. Bu kadar emekle topladıkları, yazdıkları çizdikleri oyunlar, stratejiler onlarla birlikte ölüp gitmesin dedim.”

İşte soru ve çözümler...

Soru-1


Çözüm 1

 

Soru-2


Çözüm 2