tr-TRen-US

DAMA VE TÜRK DAMASI.

Damanın Tarihi ve Konumu

Dama, tarihi antik çağlara uzanan en eski oyunlardan biridir. Dama’nın Afganistan-Hindistan bölgesinde ortaya çıktığı, Persler üzerinden ortadoğu coğrafyasına ve anadolu üzerinden de haçlı seferleriyle dünyaya yayıldığı kabul edilmektedir. Çok farklı zamanlara ve birbirine çok uzak bölgelerde yer alan uygarlıklara ait kazılarda benzer taşların ve tahtaların ortaya çıkmış olması, oyunun tarihinin tahmin edilenden çok daha eski olduğunu göstermektedir.

Oyun Avrupa ve Amerika kıtalarında yaygınlaşırken değişim göstermiş, çapraz oynama tekniğiyle ülkelere özgü çeşitlilik kazanırken basitleştirilmiştir. 10x10 dama tahtasında çapraz olarak oynanan uluslararası damanın haricinde, diğer onikişer taş ile oynanan çapraz dama (checkers) türleri, herhangi bir taşın, 64 karenin sadece 32’si üzerinde çapraz hareket mecburiyeti nedeniyle, Türk Daması’na göre daha düşük pozisyon çeşitliliğine (1018 : Allis, L. Victor, ISBN 90-90007488-0)[i] sahiptir. Oniki taş ile oynanan çapraz dama oyunları, 2007 yılında Kanada Alberta Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölümü tarafından yapılan bir çalışmayla ortaya konan bilgisayar yazılımı ve tüm olasılıkların kaydedildiği veritabanı ile çözümlenmiş durumdadır (Checkers Is Solved, Jonathan Schaeffer, Science Express:  DOI: 10.1126/science.1144079)[ii]. Yani bu program ile çapraz dama oynayan oyuncu ne kadar usta olursa olsun, bu program ile en fazla berabere kalabilir. Çapraz dama türlerinin çözümlenmiş olması, onaltışar taş ile altmışdört kare üzerinde oynanan ve 10x10 dama (draughts) ile birbirine yakın oyun ağacı ve durum çeşitliliğine sahip olan Türk Damasının önemini daha da arttırmıştır.

                                   

Fig. 1.  Oyunların Hesaplanan Oyun Ağacı ve Durum Çeşitlilikleri[iii]

 

Türk Damasının Tarihi ve Konumu

Bu eski oyun, Osmanlı İmparatorluğu döneminde tarihinin en yüksek seviyesine ulaşmış ve tüm Ortadoğu, Anadolu, Doğu Avrupa, Kuzey Afrika, Karadeniz çevresinde yaygın bir şekilde oynanmıştır. Bugün, Osmanlı İmparatorluğu coğrafyasında ve ağırlıklı olarak ta ülkemizde oynanan Dama oyunu, uluslararası alanda, Türk Daması olarak bilinmektedir. Belde, ilçe ve il bazında derneklerle büyük ölçüde örgütlenen oyunumuz, önemli bir tarihsel ve kültürel geçmişe sahiptir. Her kesimden, her yaş grubundan ve çok farklı gelir seviyesine sahip insanlarımızı ve gençlerimizi kaynaştıran ulusal değerimiz, kurumlarımızın ilgisizlikleri nedeniyle, unutulmaya yüz tutmuş ve çocuklarımızın çoğunluğu tarafından bilinmeyen bir oyun durumuna gelmiştir. Satranç oyunundan daha basit kurallara sahip olmakla birlikte, satranca yakın bir oyun ağacına ve pozisyon olasılığına sahip olması nedeniyle, çok zengin bir oyundur.

Çok basit oyunların, diğer ülkelerde, büyük destekler ve örgütlenmeler ile, ilgili ülkelerin tarihi ve kültürel zenginlikleri içinde önemli bir yer edindiğini ve bu ülkelerin tanıtımında büyük faydalar sağladığını, ilgili toplum katmanlarını birbirine bağlayan güçlü bağlar yarattığını gözlemekteyiz.

Oyun ağacı ve pozisyon olasılığı satranca yakın olan Türk Damasının hali hazırda uzun ve değerli bir tarihi ve kültürel geçmişinin bulunması, önemli bir avantajdır. Türk Damasında, usta damacıların oyun esnasında veya üzerinde uzun uzun çalışarak ortaya koydukları, karmaşık oyunlara verilen isimlerin aşağıdaki örnekleri incelendiğinde, böylesine toplumsal ve kültürel derinliğe sahip isimlendirmenin bir benzerinin, yeryüzünde başka hiç bir oyunda yer almadığı görülecektir:

“Usta Çırak Oyunu”, “Baltacı Açmazı”, “Kahkaha Oyunu”, “Nazillili Merhum Şevki Oğlu Halil Ustanın Açmazı”, “Kocabaş Kırması”, “Dişi Baltacı”, “Kibar Baltacı”, “Aydın Açmazı”, “Kayseri Açmazı”, “Damacıbaşı İbrahim beyin Hurdası”, “Halil Paşanın Çarpan Daması”, “Tahir Efendinin Taaccüp Edilecek bir Hurdası”, “Tahir Efendinin Bağdatlıya Yaptığı Bir Oyun”, “Keskin Edirne”, “Giritli Şükrü Beyin Oyunu”, “Çatal Kazık Oyunu”, “Kadı Aziz Açmazı”, “Orta Oyunu”, “İşkodralı Arnavut Selim Paşanın Tahir Efendiye Naziresi”, “Sururi Ethem Beyin Kurt Dolabı”, “Tatar Açmazı”, “Üsküdarlı Sadrinin Açmazı”, “Demirci Kesmesi”, “Derviş Hanparın Cinli Oyunu”, “Sultan Mahmut Açmazı”, “Yavuz Açmazı”, “Aziziye Oyunu”.

Sultan Abdülaziz, pehlivanları koruduğu gibi, gerçek bir dama meraklısı olduğu için, damacıları da yanından ayırmaz ve özel damacıbaşı İbrahim Bey’e, on sarı lira damacılık maaşı verirmiş. O devirde on sarı lira yüksek bir memurun maaşına eşitmiş (Kahraman Olgaç : Bilim ve Teknik Mart 1984 s:30)[iv].

Türk Damasının Yakın Tarihçesi

Türkiye Dama Şampiyonasının ilki, 2000 yılında Türk Daması camiasının önderlerinin (Kemal Demirbaş, Mürşit Ersöz (hamleci Hurşit), Osman Pıtır (Osman Baba), Necip Çelik) koordinasyonuyla Bursa Mustafakemalpaşa belediye başkanının kucak açmasıyla, “Damanın Kırkpınarı” tanımlamasıyla, ilçede o yıllarda gerçekleştirilen “Tatlı Şenlikleri” organizasyonu içerisinde belediye etkinliklerinde yer almıştır. Devamında Mustafakemalpaşa Belediyespor bünyesinde düşünce sporları kapsamında Dama branşı eklenerek yol alınmıştır.

Bu süreçte Mustafakemalpaşa, İstanbul, İzmir, Aydın, Gaziantep, Adana, Denizli, Manisa gibi bir çok ilimizde, ilçe ve il bazında Dama Dernekleri kurulmuş durumdadır. Türkiye Şampiyonası öncesinde dernekler yıl içinde, kendi bünyelerinde bulunan üyeler arasında dama şampiyonaları düzenlemekte ve dereceye giren oyuncuları Türkiye Şampiyonasına göndermektedirler. Şampiyonalarda İsviçre Sistemine dayalı eşleştirmeler, bilgisayar programları kullanılarak otomatik olarak yapılmakta, oyunlar hakemler eşliğinde takip edilmekte ve satranç masa saatleri kullanılmaktadır.

Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliğinin 27 Ekim 2009 tarihinde düzenlediği ve Kültürel ve Sosyal Projeler kategorisinde 32 projenin katıldığı “Örnek Belediyecilik Projeleri” yarışmasında, Büyükşehir ilçe belediyeleri arasında Mustafakemalpaşa Belediyesi “Damanın Kırkpınarında Buluşalım” projesi ile birinci olmuştur.

 

Hitap Ettiği Yaş Grupları ve Türk Gençliğine Katkısı

Türk Daması, çocuklarımızın zaman zaman yaşadıkları yalnızlıklarını paylaşabilecekleri iyi bir oyun ve onları suç ve suç ortamlarından uzak tutabilecek iyi bir uğraştır. Günümüzde anne ve babaların en önemli sorunlarından biri çocuklarının eğitiminde karşılaştıkları zorluklardır. Hayatın bir izdüşümü olarak düşünülen Türk Daması gibi akıl sporlarının çocuk eğitiminde olumlu ve kalıcı etkileri vardır. Türk Daması, konsantrasyonu güçlü ve dikkatli bireyler yetişmesine önemli bir katkı potansiyeline sahiptir. Çünkü akıl oyunlarında ortaya çıkan konumların derinlemesine analizlerinin yapılması gerekir. Çeşitli durumsal öğelerin statik ve dinamik değerlendirilmesinin yapılması sonucunda en uygun hamle ortaya çıkmaktadır (Suetin, 1994:22).

Çocuklarla ilgili ortaya çıkan sorunlardan biri de belli bir konu üzerinde dikkat yoğunlaştırılamamasıdır. Sanılanın aksine, çocukların dikkatlerini bir konu üzerinde toplamasıyla konsantrasyon artmamaktadır. Konsantrasyonu sağlayan en önemli unsurun motivasyon olduğu söylenebilir. Çocuk gerçekten sevdiği, istediği şeylere karşı konsantre olmaktadır. Akıl oyunları, bir oyun havası içinde, çocuğu zorlamadan, kendi arzusuyla düşüncesini bir konu üzerinde yoğunlaştırmasını sağlamaktadır. Akıl oyunları sayesinde konsantre olmayı öğrenen çocukların, daha sonra derslerine ve diğer konulara konsantre olmaları daha kolay olmaktadır. Akıl oyunları oynayan çocuklarda dikkat dağılması sorununun önemli ölçüde azaldığı zamanla görülmektedir (Kulaç, 2005:6). Çocuklarda bulunması istenen bir özellik te daha mantıklı düşünce ve davranışlarda bulunmalarıdır. Onlara iyiyi kötüyü, neleri yapıp neleri yapmamaları gerektiğini didaktik bir anlayış içinde öğretmeye çalışmanın, pek yarar sağlamayacağı gibi, itici geldiği de gerçeklerdendir. Oysa akıl oyunları, oyun içinde yapılacak bir hamlenin oyunu nasıl şekillendireceğini, oluşan yeni durumun ne gibi sonuçlar doğurabileceğini bir neden-sonuç ilişkisi içinde ortaya koymaktadırlar. Bunun sonucunda çocuk, günlük hayatta yapacağı davranışların, akıl sporlarında olduğu gibi bazı sonuçları olabileceği gerçeğini kavramaktadır. En köklü akıl sporumuz olan Türk Daması, bireyleri çevrelerine karşı daha sorumlu olmaya yöneltmektedir. İnsanlara, oyunda olduğu gibi yaşamda da kısa ve uzun vadeli hedefler olması gerektiğini, amacı olmayan oyunun da yaşamın da bir şey ifade etmeyeceğini anlatmaktadır. Hedefe ulaşmak için bir plan yapılması gerektiğini ve bu plan doğrultusunda eldeki olanakların en akılcı, en ekonomik biçimde kullanılmasını öğretmektedir. Hedefe ulaşan yolda, başa gelebilecek tüm olumsuzluklara karşı tedbirli olmayı, ayrıntılar hesaplansa bile yapılan tüm hamlelerin asıl amaca hizmet etmesi gerektiğini ortaya koymaktadır (tsf.org.tr/Resat Sadık, Kulaç, 2005: 6).

Yaşlanma, hayat koşullarının zorluğu ve çeşitli hastalıklar nedeniyle akıl sağlığımız risk altındadır. Alzheimer-bunama gibi temel beyinsel fonksiyonların kaybedildiği hastalıklardan korunmak için doktorlarımızın beyin jimnastiği önerilerine şahit oluyoruz. Akıl sağlığımızı koruyabilmek için Türk Daması gibi akıl sporlarını oynayarak, hafızamızı canlı tutabilir ve zihinsel performansımızı arttırabiliriz. Gerçekten de yapılan araştırmalar akıl sporlarının beynin bir çok bölümünün aktivitesini arttırarak, zihni canlandırdığını, beyin ve vücut sağlığını güçlendirdiğini gösteriyor. Bugün il, ilçe ve köylerimizde, ilerlemiş yaşlarına rağmen Türk Daması oynayan büyüklerimiz izlendiğinde, onların sahip oldukları konuşma, algılama, değerlendirme, hatırlama, bağlantı kurma, genelleştirme ve iletişim becerilerinin, davranış ve tepki hızlarının ve mizah kıvraklıklarının, yaş ortalamalarına göre çok ileri seviyede olduğu gözlenebilir.

Çocuk, genç, büyük, orta veya yaşlı olsun, her yaş grubuna hitap eden Türk Daması, bu farklı kuşaklar arasında güçlü bir gönül bağı oluşturmaktadır. Türk Daması oynayan usta damacıların kendi sosyal çevrelerindeki saygınlıkları bir inceleme konusudur. Erdem sahibi insanlar Türk Damasına ilgi gösterirken, Türk Daması da, bu akıl sporuna gönül vermiş oyuncuların saygınlıklarını pekiştirmektedir. Yazılı kuralları olmadığı halde, oyun esnasında ve oyun dışında Türk Daması çevrelerinde yüzyıllardır uygulanmakta olan, davranış, diyalog ve ahlaki ilkeleriyle birlikte, Türk Daması aslında toplumumuzda çok önemli ahlak okullarımızdan biridir. Türk Daması sporcuları, kendi aralarındaki sosyal iletişimde, sevgi, saygı, sabır, azim, öğrenme, paylaşım, yardımlaşma, mütevazilik gibi erdemli davranışları, Türk Daması camiasının ortak değerleri olarak ön plana çıkarırken, genç oyuncuları bu değerler doğrultusunda yönlendirmekte ve eğitmektedirler.



[i]   Allis, L. Victor, Searching for Solutions in Games and Artificial Intelligence, ISBN 90-90007488-0

[ii]   Jonathan Schaeffer, Checkers Is Solved, Science Express:  DOI: 10.1126/science.1144079

[iii]  Allis, L. Victor, Searching for Solutions in Games and Artificial Intelligence, ISBN 90-90007488-0

[iv]  Kahraman Olgaç : Bilim ve Teknik Mart 1984 s:30